22 Nisan 2017 Cumartesi

Aşkın Sihirli İksiri


Derin suların
Sessizli
ği var yüzünde.
Üzerine giymi
şsin
Mavi atlastan, bir elbise.
Resmini çizdim,
Gülümserken ne
şe içinde.
şünde gördüğün
Beyaz atlı prens gelince,
Ay’ın
şavkı düşer
I
şık, ışık, gözlerinin içine.
Ne gam, ne keder,
şürmesin; yüzüne gölge,
Ellerini kaçırma bırak,
Alsın avucunun içine.
Avuçlarının sıcaklı
ğı,
Yayılırken tenine,
Gözlerini kaçırma,
Gülümseyerek bak gözlerime.
Gamzelerin aydınlatıyor,
Gülünce tenini,
Ellerin tutmazsa,
Sevdi
ğinin elini.
Nasıl içersin a
şkın, sihirli iksirini?

17 Nisan 2017 Pazartesi

1197 No’lu Sandık

     
            

İçimizde bir umut yeşermişti. Onca baskıya, tehdide rağmen cumhuriyete sahip çıkacak, Çocuklarımızın, torunlarımızın geleceğini, bir diktatöre ve dikta rejime;  bırakmayacakdık!
Bu halis duygularla, eşim, oğlum güle oyna, el ele oyumuzu kullanmak için 1197 No’lu sandığa gittik.
Sandığın başı tenhaydı!  Yığılma yoktu. Görevlilere, seçmen bilgi kağıdını ve kimlik kartlarımızı verdik. Oy pusulamızı ve zarfı alıp kabinlere geçtik.
Oy kullanma işlemi beş dakika sürmedi.  Memleketimiz için hayırlı olsun deyip ayrıldık.
Daha ilkokul öğrencisiyken öğrenmiştim, oy kullanmanın vatandaşlık görevi olduğunu.
Bu bilinçle sandık açıldığında da oy sayım ve ayrımı yapılırken; sandık başında olacak, oyumuza sahip çıkacaktım.
Kendime verdiğim sözde durdum. Saat 16-50’de sandık başındaydım. Kısa süre bekledikten sonra, sandık açıldı.
Zarfların içinden oy pusulaları çıkartıldı. Önce oylar toplu halde sayıldı, sonra tercihler ayrılıp tutanaklara geçti.
Oy Tasnifi: 105 Evet 256 Hayır 6 Geçersiz 44 kullanılmayan olarak sayılmıştı.
Oy tasnifinden sonra, sandığın başından; vatandaşlık görevini eksiksiz yapma huzuruyla, vicdanı rahat ayrıldım.
Eve gelip haberleri izlemeye başlayınca, keyfim kaçtı moralim bozuldu; sahip çıkamamıştık sandığa attığımız oylara, Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu cumhuriyete!
Göz göre göre çaldılar; çocuklarımızın geleceğini, torunlarımızın istikbalini.
İstanbul, Ankara, İzmir, Manisa, Aydın, Diyarbakır, Muğla, Edirne Kırklareli, Iğdır Artvin gibi birçok il hayır dedi.
Üç büyük il’in seçmen sayısı Herkesin malumu!
Buna rağmen Referandum sonucunu fark küçükte olsa evet çıkartmayı başardılar.
Tarafsız kalacağına namusu şerefi üzerine yemin edenler,  sandık güvencesini temin etmekle hukuki sorumluluğu olanlar; milletin gözlerinin içine baka baka yarınlarımızı çaldı!
Vardır Bunda da Bir Hayır! Ne demişler “Görelim Mevla’m Neyler, Neylerse Güzel Eyler”…
Kur’an-ı Kerim’i Müzzemmil surasi 4. Ayetin emrettiği üzere; gece kalkıp anlayarak birçok kere okudum.
Tevrat’ı, Zebur’u, İncil’i okudum/ inceledim. Zerdüş’ü, Buda’yı, Budizm’i inceledim.
Hiçbir kutsal kitap ve inançta, yalan söyle, insanı kandır demiyor. Çal çırp hedefine ulaş ayeti yok!
Çok merak ediyorum; kendilerini Müslüman diye tanımlayanlar hangi kitaba inanıyor?
Benim okuduğum hiçbir semavi kutsal kitapta iktidarın millete reva gördüğü şeyin hiç biri yazmıyor.
Tarih boyunca Türkleri, düşmanları yok edilmek istenmiş; birçok kez tuzağa düşürmeyi başarmış, asla yok edememiştir. 

Türk Milleti her seferinde küllerinden yeniden doğmayı başarmıştır. İnanmayanlar kaynağı Çin arşivleri olan, Bozkurt destanlarını açıp tekrar tekrar okumalı.
CIA ajanı Grant Fuller’in  sınırı değişecek orta doğu ülkeleri projesinde rol alanlar asla Türkiye'nin birlik ve bütünlüğünü bozamayacak.
Yazın bir köşeye! Bu kara günleri bu millet arkasında bırakmayı başaracak.


15 Nisan 2017 Cumartesi

AÇELYA KURU




Çiçek açmaz gayrı
Şu dallar kurumuş
Son bahar kapıda
Bir nefes kaldı kışa

Solmuş kasımpatı
Kuru Açelya
Deli eser Poyraz
Dalında donmuş Gül

Gazel olmuş yaprak
 Titrer durur Dal’da
Rüzgâr eser sallar
Düşer çok yakında 


NK

11 Nisan 2017 Salı

Spil



Buluta karışş
Tepelerin ufukta
Başın göğe ermiş
Zirven bulutta
Kimi yağmur yüklü kapkara
Kimi gülümsüyor Manisa'ya
Anlatmak istiyorum Spil seni
Görmeyen insanlara
Sabahın seherinde
Başın dumanlı
Güneş vurmuş yüzüne
Çehren hep gamlı
Eteğine uzanmış
Sarıçam ormanı
Çamlar arasında gezer
Manisa'nın güzel kızları
Baharda çiçek açmış
Bağrındaki güller
Dermek ister gülleri
Ormanda gezen güzeller
Derin uçurumların
Sivri kayaların var
Doruğunda Yılkı atları otlar
Şehzadelere bile olmadın sen yar.

NK

9 Nisan 2017 Pazar

Donkişot'da Güler!


İnsan olan insan yapışır kalır mı
dolduramadı
ğı bom boş koltuğa
bekler mi
koltu
ğun altından çekilip alınmasını
yan kom
şumuz da örnekleri yaşanır
gerçek demokrasilerde
çeker gider ba
şarısız olan
yerini bırakır bir bilene erk’i
her gün onca kan
onca göz ya
şı ve sonsuz acı
her hal ve keyfiyette
ba
şarısızlık diz boyu
matematik fen tarih sıfır
kayıp gidiyor vatan avucumuzun içinden
co
ğrafya perişan
toprak kayıyor her an heyelan
ba
şa bela cehalet
zannediyor kendini Donki
şot kahraman
kurtulu
ş savaşı yapıyorlarmış yel değirmenleriyle
gülüyor Donki
şot kim bilir kaç asır sonra
atı Rosinenta’nın kuyruklarıyla azizliklerine
hangi yön ve istikametten esse rüzgar
uçuyor havada saman çöpü gibi
savruluyor fırtınada tavuk yele
ği misali
bakmıyorlar hiç aynaya
bir baksalar
görecek gerçek cüceliklerini
dev aynasında fil görüyorlar pireliklerini
fil zannediyorlar kendilerini
halbuki Fil’in çamura bastı
ğı ize düşseler
izde bo
ğulacaklar
kahraman olmak için de
ilim irfan ö
ğrenmeli bilmeli insan
do
ğma fikirlerle
ancak rüyasında uçar insan
hani akmayacaktı
anaların o güzel gözlerinin ya
şı
u
şaklar soysuzlar satılmışlar yılanlar
yine kana buladı Be
şiktaş’ı
karı
ştı Dicle’nin Fırat’ın seline
onca ananın göz ya
şı
ta
ştı sığmıyor kabına Dicle Fırat
geçmiyor hiç acısız bir gün
kesildi davul sesi bitti dü
ğün...

Necati Kavlak